Gezelim Görelim

Biraz Almanya (Düsseldorf-Köln)

        Sınavlarım başlamadan önce hava da hazır açmışken Almanya'dan da birkaç şehir görmek istedim. Düsseldorf'ta akrabalarım, Köln'de de üniversiteden sınıf arkadaşım olduğu için bunu ayarlayabilmek çok kolay oldu. Üstelik 1 mayıs nedeniyle de 4 günlük bir tatilim vardı. Ben de tutmadım kendimi, saldım gezmelere!

Düsseldorf şehir merkezinden bir görüntü.

        Evden çıkınca kuzenim önce beni şehir merkezinde ve nehir kenarında biraz gezdirdikten sonra gözlem kulesine götürdü. Asansörle çok yükseklere çıktıktan sonra (maalesef katını hatırlayamıyorum) karşınıza uçsuz bucaksız bir manzara çıkıyor. İlerledikçe Düsseldorf'un farklı yerlerini görüyorsunuz. Yerli ve yabancı turistler o manzarayla bol bol fotoğraf çektiriyor. Aynı Galata Kulesi'nde olduğu gibi.

Düsseldorf'taki Rheinturm Gözlem Kulesinden görüntü.

        Oradan çıktıktan sonra nehir kenarının oradan geçip şehir merkezine gittik yine. Düsseldorf'un patates kızartması meşhurmuş. Atıştırma olsun diye ondan aldık. Ben de tadına bakmış oldum. Doğruyu söylemek gerekirse sosunu patates kızartmasından daha çok sevdim. Ama tabii ki ikisi birlikte lezzetliydi. 


        Kuzenlerimde bir gece kaldıktan sonra ertesi gün Köln'e arkadaşıma geçtim, zaten araları çok yakın olduğu için (45 dk kadar), zor olmadı. Arkadaşımla da o gün içinde ve ertesi gün akşama kadar dolaştık Köln'ü de gezdik. Kölner Dom, Köln'ün o meşhur köprüsü, Köln Triangle Panorama (gözlemevi) ve şehir merkezini gördük. Hatta ikinci gün gezerken şansıma ikinci elciler stand kurmuşlardı onları da görme fırsatım oldu. Köln, Düsseldorf'a göre daha büyük hem nüfus hem de şehir açısından fakat ben biraz birbirine benzettim bu iki şehri. Atmosferleri aynıydı bana göre, yalnızca Köln daha kalabalıktı ve daha çok Türk vardı. 

Köln'ün meşhur köprüsü.Arkadaki uzun bina panorama binası.

        Arkadaşımın yurdu üniversiteye çok yakın olduğu için Köln Üniversitesi'ni de gördüm, İstanbul Üniversitesi'ne kampüs düzeni açısından benziyordu ama onun dışında pek benzeyen bir yanı yoktu. Köln Üniversitesi'nin yakınlarında Hiroshima-Nagasaki Park vardı ve o kadar doğal ve canlıydı ki ben çok beğendim. İnsanlar grup grup oturmuş sohbet ediyordu, bazıları da koşu yapıyordu. İnsana huzur veren bir park burası, suyun içinde de ördekler falan vardı. Biz fotoğraf çekerken biri çıkıp paytak paytak yanımıza geldi hatta. Biz biraz sonra uzaklaştık tabii, belli mi olur hayvan koşturur falan atraksiyona hiç gerek yok!

Hiroshima-Nagasaki Park


        Genel olarak söylemeliyim ki Köln ve Düsseldorf'u çok beğendim. Bunda tabii ki akrabalarımla ve arkadaşımla görüşmemin de etkisi var. İnsan kısa süreliğine bile olsa yurtdışındayken gurbette gibi hissediyor. Tanıdık bir sima, akraba, arkadaş bulunca da sarıp sarmalıyor, içi ısınıyor. Almanya'yı bir de bu açıdan sevdim tabii, çok Türk vardı. Hiç ummadığınız bir anda Türkçe kelimeler duyabiliyorsunuz. Bu bana kendimi çok iyi hissettirdi. Hiç yabancılık çekmedim desem yeridir. Tekrar gitmek istiyorum, bu sefer de başkenti görmek lazım elbette. Gideceğim yeri yine sizinle paylaşacağım. Beklemede olun ve musmutlu günleriniz olsun! 









Hiç yorum yok